Bir önceki yazımda kulaklıkların tarihsel gelişiminden ve fiziksel özelliklerinden bahsetmiştim. Doğru kulaklık seçiminde dikkat edilecek diğer noktalara değineceğim bu yazımda ise kulaklıkların akustik prensibinden bahsedeceğim. Kulaklıkları sınıflandırırken gözümüze çarpan teknik detaylardan biri olan akustik prensip ya da yabancı kaynaklarda göreceğiniz ismiyle ‘acoustic principle’, genel anlamıyla kulaklığın kapsül tasarımını ve akustik karakterini ifade ediyor. Kulaklıkları kapsül tasarımlarına göre sınıflandırmadan önce akustik prensibin ne anlama geldiğini açıklayalım. 

Akustik Prensip Nedir?

Kulaklıkları da tıpkı hoparlör ve mikrofonlar gibi 'transducer' olarak tanımlıyoruz. Kulaklıklar da ses sinyalini akustik enerjiye dolayısıyla sese dönüştüren aygıtlardır. Bu sebeple iyi kulaklıklarda beklediğimiz en önemli detay kulaklığın akustik tasarımıdır. İyi tasarlanmış kaliteli kulaklıklarda çok ciddi bir akustik mühendisliğinin olduğunu söyleyebiliriz. Yani sadece yuvarlak ya da oval şekilli bir kapsülün içine sürücü yerleştirerek sonuç almak pek mümkün olmuyor. Bu yüzden kaliteli bir duyum için kulaklığın kapsülünü akustik olarak iyi tasarlamak gerekiyor.

Akustik prensibi daha iyi açıklamak için her zaman verdiğim bir örnekle devam etmeyi faydalı buluyorum. Kulaklık kapsülünü, kulaklarımızın içinde müzik dinlediği bir oda gibi düşünelim. Nasıl ki müzik dinlediğimiz odanın akustik karakteri iyi olduğunda duyumumuz da iyi oluyorsa, bu durum kulaklıklar için de geçerlidir. Bu yüzden kulaklık kapsülünün boyutu ve yapısı, iç akustik düzenlemesi ve kullanılan materyal, duyumu etkileyen en önemli faktörlerdir.

Akustik prensibine göre kapsül tasarımlarını 3 ana grupta sınıflandırıyoruz:

1 Kapalı Tasarım (Close Back)

2 Yarı Açık Tasarım (Semi-Open Back)

3 Açık Tasarım (Open Back)

Kulaklıklar 1 başlıklı yazımda belirttiğim kulak çevreleyen, kulak üstü ve kulak içi modellerde bu kapsül tasarımlarına rastlamak mümkündür. Bu noktada, kullanım alanımıza ve beklentimize göre tercih yapmak gerekiyor.

Öncelikle bu kapsül tasarımlarını açıklayarak örnekler verelim.

1) Kapalı Tasarım (Close Back)

Kulaklık kapsülünün tamamen kapalı olduğu, kapsülün dışarıya bakan tarafında açıklık olmayan, izolasyonu yüksek tasarımlardır. Stüdyo kayıtlarında, dış çekim lokasyon ses kayıtlarında ya da dış ortam gürültüsünden etkilenmeden müzik dinlemek istediğimiz durumlarda tercih ettiğimiz modellerde tercih edilen kapsül tasarımıdır.

 

2) Yarı Açık Tasarım (Semi-Open Back)

Kapalı tasarım ile açık tasarım arasında geçiş formu diyebileceğimiz tasarımlara sahip kulaklıklardır. Kulaklığın dışından sürücüsünü göremememize rağmen kapsülün arkasındaki ızgaralardan ses çıkışına izin veren modellerdir. Açık kulaklığın geniş sahne hissiyatını vermekle birlikte, kapalı tasarım kulaklıkların koyu tonunu da yansıtabilirler. Dış ortam gürültüsünü engelleme anlamında zayıf modellerdir.

3) Açık Tasarım (Open Back)

Kapsülün arkasının tamamen açık tasarlandığı ve dışardan bakıldığında sürücünün görülebildiği modellerdir. Kapsüllerin akustik tasarım olarak açık yapılmasının temel nedeni, özellikle yüksek volümlerde, kapsül içinde biriken gücün dışarı atılarak gereksiz rezonansları önlemek, sahne ve boyut hissiyatını artırmaktır. Kapsül genişliğine, tasarımına ve kullanılan materyale de bağlı olarak kulaklıkla alınabilecek en gerçekçi duyumu sunan modellerdir. Genellikle üst düzey Hi-fi kulaklıklar, açık ve geniş kapsül yapısına sahip, yüksek empedanslı ve profesyonel amplifikatörlerle sürülebilen modeller olarak tasarlanırlar. Diğer yandan son tüketiciye hitap eden modellerde de açık kapsül tasarımına sahip pek çok kulaklık mevcuttur.

Kulak çevreleyen ve kulak üstü modellerde olduğu kadar, kulak içi modellerde açık kapsül tasarımına sahip modellere rastlamak mümkündür.

Akustik Prensibin Duyuma Etkisi

Akustik prensibin duyuma etkisini açıklarken, yukarıdaki tasarımlara göre tek tek açıklamak ve kullanılan materyalin de etkisinden bahsetmek faydalı olacaktır.

Kapalı Tasarımlarda Duyum : Tasarıma ve materyale bağlı olarak değişmekle birlikte, kapalı tasarıma sahip kulaklıkların koyu, gövdeli ve dar sahneli duyuma sahip olduklarını söyleyebiliriz. Burada kulak kapsülünün iç hacmi ve özellikle materyal yapısını da göz önünde bulundurmakta fayda var. Örneğin; Kulak yastıkları...

Kulaklıklarda kapsül yapısı kadar duyum üzerinde önemli etkisi olan bir diğer unsur da kulak yastıklarının yapısı ve materyali... Kulak yastıkları tasarlanırken iç malzeme olarak standart sünger, hafızalı sünger (Memory Foam) gibi malzemeler tercih ediliyor. Özellikle hafızalı sünger dediğimiz ve ezilip bırakıldığında eski şekline geri dönen malzemelerin kullanıldığı kulak yastıkları, kulak çevresinin şeklini aldığı için hem kulağı daha iyi kavrıyor hem de kulak çevresini boşluksuz sardığı için yüksek izolasyon sağlıyor. Bunu destekleyen diğer malzeme ise bu süngerin üzerindeki kaplama malzemeleri... 

Kulak yastıklarında sünger üstü kaplama malzemesi olarak gerçek deri, suni deri, sentetik materyal ve kumaş türevleri (Kadife, mikrofiber) tercih ediliyor. Tüm bu malzemelerin akustik karakterleri ve ses geçirgenlikleri farklı olduğu için duyumu da etkiliyor. Özellikle hafızalı süngerin gerçek deri materyalle kaplandığı kulak yastığı tasarımları, ses girişini engellediği kadar ses çıkışını da engellediği için, kapalılık hissi artmış oluyor ve odyofil dünyasında ‘koyu’ , ‘karanlık’ ya da ‘üzerinde örtü var’ şeklinde değerlendirilen bir ses karakteri ortaya çıkıyor. (Kapsül içinde biriken ses yoğunluğu ve fazla gücün dışarı atılamaması durumu...) Diğer yandan, içerdeki bu birikme ve oluşan vakum etkisinden dolayı özellikle bas frekansların daha güçlü ve gövdeli duyulmasının nedeni de budur. Bu durumu siz de kolaylıkla gözlemleyebilirsiniz...

Aynı iki kulaklıktan birine deri kulak yastığı, diğerine kumaş kulak yastığı takın...Her şey aynı olmasına rağmen, sadece kulak yastıkları, dolayısıyla akustik tasarım değiştiğinde duyumun nasıl değiştiğini farkedeceksiniz. Deri olanın daha koyu ve gövdeli çaldığını, kumaş olanın ise biraz daha yumuşak ve ‘ferah’ çaldığını gözlemleyeceksiniz. Kulaklığın içindeki materyali ve iç hacmini değiştirerek de kulaklığın ses karakterinin değişimini gözlemlemek mümkün...(Bu tarz değişiklikler kulaklığa meraklı pek çok müziksever tarafından bilinçli olarak da yapılıyor ve buna ‘modlama’ yani modifiye etme deniyor. Bu şekilde, kulaklıklar zevke göre kişiselleştirilebiliyor.)

Yarı Açık ve Açık Tasarımlarda Duyum: İzolasyonları iyi olmamakla birlikte, ses giriş-çıkışı açısından kapalı ortamda daha iyi sonuç veren, kapalı modellerin aksine daha detaylı, ferah, geniş sahneli duyuma sahip modellerdir. Kapsül hacmi ve materyaline de bağlı olarak daha referans bir dinleme sunarlar. Yukarda da bahsettiğim gibi, kapsül içi akustik denge daha iyi sağlandığı için, istenmeyen rezonanslar da engellenmiş olur. Bu da daha gerçekçi, hacimli bir duyum ve daha geniş bir stereo imaj elde edilmesine yardımcı olur. Materyal ve kulak yastıklarıyla ilgili bahsettiğim tüm detaylar, açık kapsül kulaklıklar için de aynen geçerlidir. Özellikle stüdyo çalışmalarında eğer miks sürecine kulaklıkla devam edilmesi gerekiyorsa, kulak çevreleyen ve açık kapsül modeller faydalı olacaktır.

Özetle; Kulaklıklar akustik olarak tasarlanırken, kapsül yapısı, kullanılan materyalin çeşidi, kapsülün iç hacmiyle sürücü boyutunun (çapının) uyumu gibi kriterler göz önünde bulundurulur. Akustik tasarım kadar duyumu etkileyen farklı teknik detaylara serinin diğer yazılarında ayrıca değineceğim.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle,

Müzikli günler

Çağrı Türünz